bir sundukları şu dinlere bak
bitsin dursun artık bu iftiralar
zaten sapmış bir dindi aldıkları da
bir de korkup şimdi despot rejimden
daha da bozdular yasalarına uymaya
"ne zararı var?", dediler "sansürlü anlatsak?",
sonuçta hak değil mi o anlattığımız kadarı da?
hiç anlatmasak bundan iyi mi?
zaten dinleyenlerin çoğu bizden
dışarıdan gelenler de zaten
dinleyecekler 3-4 kere"
hayır !
hiç farketmez!
bin kere de olsa bir kere de
bin kere de olsa bir kere de
elbetteki değil
ama böylesi de hiç değil
zira eksik anlatmak yanlış anlatmak demektir
ki anlattıkları o kimseler için
bulunmayacak onlardan daha gerçeği
hiç yoktan iyidir diye
bozuk saatler takıyorlar kollarına
hiç bir farkı yok yaptıklarının
nasıl ki saatin düzeneğinden
bir ufacık parça çıkarsan
çalışmaz ve zamanı yanlış gösterirse
o Tanrısal düzenek/dinin de bir doğruluğu kalmaz
ya da bir araba düşün mesela..
tekerlekler,kapılar,
akisler,vites
bu olmazsa olmazlarından birini boş verebilin misin?
tama kılıfsız da olur küllüksüz de
ama farsız,gazsız
ya da frensiz asla..
ve bunlardan birinin eksiği
çıkarır onu araba hüvviyetinden
ki bir araba'nın vasfını
karşılayamaz bu haliyle
tıpkı eksiltilip karıştırılmış bir din gibi!
ve işte o ruhbanlar da
despot rejimleri öne sürerek
en hassas başlıklarını
ve en hayati satırlarını dahi es geçerek
güya halka din anlatıyolar!
oysa o eksik formu ile
gerçek formundan çıkmış
ve uyduruk bir öğretiye dönmüştür
onu dinleyen bilgisizler için
zira bilmedikleri için gerçek olan formunu
ancak anlatılanları bilecek
" dinin gerçek formu diye
bak işte şu:
uyduklarını söyledikleri
uyduruk dinlerinden dahi
bi'haber olan yığınlara!
beslendikleri sansürlü öğretilerce
kendi kitaplarını dahi bilemez
ve yaşayamaz bir hal içinde,
bak nasıl da rıza gösterip uyum sağlamışlar
o sözde iman ettikleri
tüzükleri ve fıkıhlarını
kaldırıp atmış bir düzeni !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder