o ki :bir gün
denk gelip bir ortamda
karşılaşmıştı da
hani ya o; satır,ekran dinlememiş
sesi yettiğince insanlara
o adına: "din" dedikleri
"Tanrısal inanç ve yaşam düzeni" hakkında
yazılar yazıp, vaazlar veren bir prof. amcasıyla,,,
üç beş dönen muhabbet sonunda
herkesin sustuğu bir anda
dönüp kendisine demişti ki:
"sen ey amca!
hiç okumadın mı ki;
O, yüce Kollayan Sahibimiz
bahşettiği kutlu yazılımında
"hiç kuşkusuz
indirdiğimiz bu gerçekleri
ve doğruluk yolunu
insanlara apaçık bir şekilde
sunduğumuz halde
bunu gizleyenler var ya!,
işte onlara hem Tanrı lanet eder
hem de tüm lanet ediciler lanet eder!,,
ve yine bir başka bölümde de:
"Tanrının indirdiği kitaptan
herhangi bir şeyi gizleyip
onu az bir dünyalık uğruna
değiştirenler var ya!.,
işte onlar
karınlarında ateşten başka bir şey taşımayanlardır!
ki; o duruşma günü
Tanrı ,onları muhatap almayacak
ve onları temize çıkarmayacaktır
ve de onları acıklı bir azaba çarptıracaktır!
zira; onlar doğruluğa karşılık sapkınlığı,
mükafata karşılık da azabı satın almış kimselerdir!
peki şu halde;
halâ o ateşe karşı onlara
böylesi bir rahatlık
ve cesaret gücü veren nedir?" diye bildirmekteyken,
nasıl olup da böylesine rahat ve korkusuzca
O'nun gerçeklerini insanlardan gizleyip
örtbas edebiliyorsun böyle? demişti de
amcası da buna cevap olarak:
ben ki;yıllarını bu işe adamış
ve yüzlerce kitap yazmış bir ilim insanıyken
bilmiyor muyum sanıyorsun bu dediklerini?
pek tabi ki; o indirilmiş kitap içinde
bir hukuk sistemi var
ancak bilmelisin ki; o hitap ettiği o topluluğa
bildirilmiş bir sistem/bir şeriattır bu..
ve bizler içinse ancak
esinleneceğimiz bir model
ve örneklenmeden ibaret..
derken lafını kesip atılmış ve demişti ki:
peki madem dediğiniz gibi o kitabın ve yasaların
bizler için bir bağlayıcılığı yok
neden şu halde hala insanlara
namazdan, oruçtan zekattan, hacdan
bilmem hangi ritüelden bahsediyorsun?
neden düzinelerce camileriniz ,dergahlarınız ,okullarınız var?
neden şu yıllarca maaşını aldığın sapkın/tağut sistemin
hep işine yarayacak bölümleri bağlayıcı oluyor da bizlere
yaramayacaklar bölümler bir türlü olmuyor ?
derken tabi amcası da
ufak ufak homurdanmaya
ve sonra da yüz çevirip oradan
uzaklaşmaya başlamıştı ki,
o da git gide artatan bir ses tonuyla
sürdürüp konuşmasını demişti ki:
söyle!
hangi şartlar değişti de faiz artık helalleşti?
hangi şartlar değişti de aldatana vurulacak
o; yüz değnek cezası artık uygulanmaz oldu?
değişen ne oldu ki; kıssasa kıssas uygulaması ortadan
kalktı?
sen ki; benim amcamsın
iyiliğinden başka neyi isteyebilirim ki senin?
bak sen de bilirsin ki;O yüce Bağışlayan bu mesajlarının peşine
"ancak hatasından dönenler
ve doğruları açıklayanlar müstesna,
artık onların dönüşlerini kabul ederim
ki Ben dönüşleri çokça kabul eden
çok bağışlayıcı olanım.." buyuruyor..
haydi dön o halde
fırsat varken..
vazgeç şu üç kuruşluk dünya saadetlerinden!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder