siz, ey ..kendisine:
'dindar' , 'muhafazakar'
ya da 'şeriatçı' diyenler!
söylesenize
o; her sabahın köründe
toplatılan körpecik yavrularınıza
o ,heykellerin karşısında
kıyamlara geçirtip
kıldırdıkları batıl törenlerinde
o haykırttıkları antların,
attırdıkları nutukların ,bilmem nelerin
çocuklarınızın anlamadığı
bir dilde yapılmasını
istemez miydiniz?
elbette ki isterdiniz
ki işte;
and olsun! ki O yüceler Yücesine..,
şu adına 'namaz' dedikleri;
özü ve ruhu türlü sayı,şekil ,ezber
ve kalıplarla boğulmuş
çoğunlukça da anlamsız sözlerle
o saptırıcının ,
'Tanrı ile kulları arasındaki
gerçek bağlantı ve kucaklaşmalardan alıkoyan
bir araca dönüşmüş olan
bu törensel ritüelleri
atalarınıza ve sizlere reva görenler de
bu yüzden istemişlerdi
bilin ki tek dertleri buydu işte!
o atalarınızı yüzyıllar boyu
tek mısrasını dahi anlamadıkları sözcüklerle çıkardılar
O;düşündüklerini bile harfi harfine duyup anlayan
Yaradanlarının karşısına!
işte bu saye de böyle rahat rahat
onların torunlarına da yıllarca
o en bildikleri ,en çağrışır
ve en dokunur sözcüklerle
o, Tanrıya sunmaları gereken ;
{ululuklar ve üstünlükler ve ,
ilkelere bağlılık yeminleri}ni
bir kulu için ettirebiliyorlar ya şimdi!
ve üsttelik
kitabının bir çok yerinde ata dinini
ve ataların peşinde düşmeyi
yermiş ve uyarmış olan O Yüce Kollayan'a
nispet edercesine
adını da 'ata' koydukları bir kulu için!
çünkü sizler anlayamadınız O yüce Esirgeyeni
çünkü indiremediniz o indirilmişleri hiç bir zaman
dilinize mahallenize
yaşamınıza ve bilinciniize..
ve sizler tıpkı kitapta yazdığı gibi
hep o; kendilerine uzaklardan seslenilenler olarak kaldınız!
ve sahnesini bulamadığınız içini perdelerinizde, ekranlarınızda
sokaklarınızda ve mahallenizde
kendinize de bir rol bulamadınız o kitabın sahnelediği
hiç bir sahnede
oysa ki ;
o sahnelerin tek kuruluş gerekçesi
canlandırılası'ndan da başkası değildi şu yaşam sahnelere
ancak o böyle okunup yazılabilirdi o..
bunun yanısıra yine o: anadilde erişim ve seçim gibi
en kutsal doğruları da kullanıp adını lekeleyip bırakmış
sözde ana dilde ibadet'i savunmuş, ancak ne bir örnek kılmış ne kıldırmış,
ve o iman ettikleri; zan ürünü
'hadislere', (rivayetlere) dayalı düzmece
sunni şeriatı ve hukuku ile birlikte
üzerinde hiç bir şüphe bulunmayan
Tanrının hükümlerini de kaldırıp bir kenara atmış
ve kendisine başka hukuklar ve sistemler edinmiş
ve tek Efendisi Tanrıyı toplumsal alan ve yönetimde
hükümsüz bırakmış bir kimseye!
'cumhuriyet' demiş ne bir seçime ne de bir referanduma gidebilmiş
güya savaş açmış hurafelere ve katışmışlara
yasaklayıcı kanunlar çıkarmış ..inkılaplar yapmış
ama asıl sorunun kaynağı olan
uydurulmuş sunnil/hanefilik inancı/sistemin yerine
Tanrıya teslimiyet sistemini/dinini egemen kılmak için
hiç bir atılım da bulunmamış
o; alenen inkarını etmediği ata dini sunniliğine yol vermiş
yine ayrıca
böylesi kutsal doğruların adını kullanıp lekelemiş
içki masalarında harcayıp
o dindar kesim gözünde
değersizleştirmiş !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder