"peki ,dediler
"nasıl çevirebilirsin o, ağır kelimeleri diline de
indirilmiş ayetleri hakkıyla açıklayabilirsin?
o seçilmiş kelimelerin yerini doldurmaya
hiç gücün yeter mi bu kısır sözcüklerinle?
var git o hocalara mollalara uy sen
anlamasan da farketmez
anlayan anlamış zaten
sen namazını kıl orucunu tut
atalarına uy da gerisini boş ver"
nasıl yani?
hiç anlamamak daha mı efdal eksik anlamaktan?
neden o halde o; dilini bilmediğiniz bir yerde
çat pat üç beş kelime ile
derdinizi anlatmayı seçiyorsunuz
dilsiz kalıp dert çekmek yerine?
işte benim yaptığım seçim de buna benzer değil mi?
elimdeki ışıldak bir kaç mumluk zayıf diye
neden söndürüp karanlığa
yani;sizlere mahkum olmamı istiyorsunuz?
zaten için dışın arap olsa bile
o harflerin ve sinyallerin getireceği verilere
beyninde karşılıklar verip
yine kendine anlamlandırmayacak mısın sonuçta?
bu çevirme ve yorumlama işine
bir kademe daha katılsa ne olur katılmasa ne?
o harflerin seslerinin gelişiyle kulak zarına
elektro hücrelerinde bir sinyale
dönüştürmüyor musun zaten?
edinilen bir dalganın boyundan posundan çok
taşıdığı verilerin ne olduğu değil mi asıl önemli olan?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder