{Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: "Şu yasaldır, bu yasaktır" demeyin, yoksa Tanrı’ya karşı yalan uydurmuş olursunuz Kuşkusuz, Tanrı’ya karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.}(16/116)
29 Kasım 2024 Cuma
28 Kasım 2024 Perşembe
vahyin müjdecilik değeri
27 Kasım 2024 Çarşamba
vahyin sayfalarında dinle son elçiyi de
vahyin birleştiriciliği
o; tertemiz muhammed
artılar cennetliğine
26 Kasım 2024 Salı
gerçeklerin zorluğu
bana cennetinde onlar gibi okumayı ..
24 Kasım 2024 Pazar
tek Otoriter(ilah) O'dur çünkü
biliniz ki O; tek mutlak Otoriter(ilah) olan Tanrının egemenliğinde ortağı yoktur!
ve kuralları üzerinde kural koyacak
hiç bir kural koyucu güç yoktur!
o; ortak tuttukları evliyaları ya da önderlerinin hüküm ve yasalarının da
O'nun hüküm ve yasalarının yanında
hiç bir meşrulu ve değeri yoktur!
oysa onların bir kısmı buna yeltenmiş
ve O'nun hükümlerine tezat hükümler ve yasalar çıkarmışlardı..
bilinsin ki;buna yeltenmiş olan o kimseler;
haddi aşmış ve sapmış kimselerden başkaları değillerdir!
ki;O son söz sahibi olan mutlak İrade(İlah) 'ın üzrinde söz sahibi bir kimse yoktur!
anadilde erişim
toplantı(cuma) erişimi hakkında..
adalet üzere olan vahyin mucizeliği
vahyolunuyor bana da
23 Kasım 2024 Cumartesi
şu uydurduğunuz düzenlerin akla sığar bir yanı mı var söyleyin?
eşit görmüşsünüz alimlerle cahilleri,sizin için ne değeri var ilmin ve zekanın?
demek ki;;sizler boşu boşuna o kadar okullar inşa etmiş ve ömürler çürütmüşsünüz oralarda
zira bir siyaset uzmanı profesör ile hayatında eline tek bir kitap dahi geçirmemiş kimsenin bilgisi aynı sizler için
ki; ikisine de birer oy hakkı verip aynı seviyede görüyorsunuz
yüce Tanrım nasıl da şaşırtmış sizleri ,siz Şaşkın şaşkın dolaştıkça kendi kendinizi yalanlıyor ve O’nu tasdik ediyorsunuz aslında tüm yeryüzü üzerinde yaşayanlar gibi
O esirgeyici olan Kudret bunu zaten açıklamış ve sizlere cahiller topluluğu demişti çünkü ve bilin ki;şu ellerinizdeki o diplomalar ve unvanlar hiçbir değer taşımayacak tıpkı burası gibi o mahşer gününde de!
yalnız ve Yalnızca ona hakkıyla teslim olmuş o sakınanlar dışında
ki ;onların ödüllerini yüce Sahipleri kat kat vererek onları altlarından ırmaklar akan o sonsuz nimet bahçeleri ile ödüllendirecek ve pek güce makamlar verecek onlara orada
O çünkü kendisine ortak koşmayan kulları için merhameti sonsuz ve bağışlamasında da eli en cömert olandır…
yalnız ve yalnızca bir kul olacaksınız bir köle olacaksınız o gün Tanrının huzurunda!
ve tıpkı her nefsin durduğu yerde ve biçimde saygıya geçeceksiniz çırılçıplak her şeyinizle!
sonra işledikleriniz bir bir serilecek önünüze..
eğer onun egemenliğine ve hakimiyetine baş kaldırmış bir isyankarsanız ya da onunla beraber ona ortaklık kurduğunuz evliyalar sahibi bir ortakçı veya örtbas eden iseniz vay halinize!
hiçbir yarar getirmeyecek güzellik namına yaptıklarınız ve rüzgarın kollarına takılmış bir Kül gibi savrulacak her biri !
geriye sadece gerçekler kalacak ki; o da, ancak sizin için kızgın bir azap olacak!
sonsuz rahmetine sığınırız ey tek otoriter!
Sen bizleri o sonsuz azabından ve zorlu günün öfkesinden koru ki;
o yürekler kavuran dertli bir gündür ..
ancak senin iznin ve dilemen ile o rahmetine kavuşmuş kulların için başka
çünkü Sen, Senden hakkıyla sakınan okullarına acıyan ve merhamet edensin
Sana mahsustur o gün de bu günde tüm övgüler!
bu canlarımızı aldığında bizleri sana teslim olmuşlardan eyle ne olur!
oku ey insan oku!
vahyi çeviri metodumuz
sonra karar verdim ve o son kutsal kitabın 5 çeşit çevirisini aldım ve onlara kendiminkini de katarak dilime çevirmeye başladım, onunla yüklenmek için tüm donanımlarımla ..onu anlayacak ezberleyecek ve onu okuyacaktım tüm hayata
ama ağır ve anlamları geniş olan temel kavramları da araştıracaktım bununla birlikte zaten ne yapabilirdim ki ?başka çarem mi vardı?
O’nun veri dosyalarını gerçek fotoğraflara dökmeye gücüm yetmese de resmetmeye çalışıyordum görebildiğim kadarıyla ve uğraşıyordum da daha fazla görebilmek adına
işte bunun sahibim tarafından benim için o ‘korunan kitap’ olduğunu düşündüm
tabi bununla birlikte her an artacak anlaşılırlığıyla da o da kalıp gibi durmayacak değişecekti ama yalnızca gerçeğe ve hakka doğru
elbette ki onun ilk indiği o çağdaşı insanların gördüğü ve okuduğu kitaba ulaşabilmek çok güçtü
ne var ki; bunu sahibim dilememişse ben ne yapabilirdim?
mutlaka ve mutlaka bunda da yüce bir adaletin sağlanışlılığı vardı belki de
madem ki onu tüketmişti insanlar ve böyle anlamsız kalmıştı o gerçek anlamları hak ettiği her şey gibi onun da cezasını yine kendisi çekiyordu!