amerika'yı tekrar keşfedecek değilim
elbet yararlanırım o; adına "sünnet" dediğiniz
birikim ve deneyimlerden de
ama bu asla hikmetsiz ve de
körü körüne uymak şekilde değil!
nasıl ki ;o seçilmiş elçilerin
son halkası
çok öven abdullah oğlu muhammed gibi
ben de yolculuk sırasında bir araca biniyorsam
_tabi bu aracın adı illa da at ya da deve değil!_
ama acelem ve de bir bitkinliğim yoksa
sağlığım için yürümeyi tercih edebiliyorsam
özgüvenli ve de kuruntusuz bir şekilde
ve de diyebiliyorsan öyle rahat rahat :
"bu illa da her zaman bineceğim demek değil ya !"
işte tıpkı tıpkı bunun gibi
yine onun bir sünneti gereğince örneğin;
giyimini de hedeflendiğin şeye göre seçersin ya
(O Sahibinin çizdiği dairenin içerisinde)
tabi bunun adı illa da
sarık cübbe..ya da entari değil!
işte ben de onun bir sünnetince
nasıl ki; düşünürken konuştuğum dil hangisi ise
hep onunla anıp yüceltiyorsam Tanrımı
o yabancı dillerim arapçalara farsçalara mahkum değilsem!
ve yine onun bir sünnetince
mikroplardan uzak durup
pisliğe dûçar olan sol elimi..
uzak tutarım da hep ağzımdan
ama tutacağım bir kaşık ve bir ekmeğim varsa
ağzıma en az muhatap olacak olanı
…yani kaşığımı sola elime alır
ekmek türü şeyleri de sağ elimle kavrarım
ki; odur asıl ağzıma muhatab olacak elim de..
ama çık bir bak ki insanlara..
çoğu güya sünnet adına
kaşık tutan sağ elleri
hep ağızlarından uzak
ekmek tutan sol elleri…ağızlarından ayrılmıyor..
işte size körü körüne ..bir sünnetin sonucu
ki;bu aslında bir sünnet değil..
hiç bir şart ve koşul gözetmez
bir taklitten ibarettir..
gerçek sünnet onun gibi çığırlar açmaktır
birilerinden duyduğun…çığırlara uymak değil!..
‘mezhep’ ise anlamı …’istikamet’ demektir
ve bir istikametin de sana ait olabilmesi için
onu ancak senin seçmen gerekmektedir
yoksa ne o;mezhep senin
ve ne de sen bir mezhebe sahip olmuş olabilirsin..
işte size mezhepsiz milyonlarca kitleler
tek bildikleri ise …babalarına itaat
uydukları mezheblerse başka benliklerin ve
tek bir damlacığının bile etmeni değiller!
sorgusuzca bir başkasının yolunu sahiplenmişler!
yetmezmiş gibi adamların adını bile edinmiş
ben şafi'yim hambeli'yim ben hanefiyim demekteler
ne bir sorgu ne bir sual ne takip mesafesi
gidiyorlar öylece
yamaçtan atlayan koyunlar misali..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder