o demişti ki bir gün: "ey baba!
bil ki;seni bir çoğundan engin ve cesur buluyorum doğru
ama ne olursun düşün ve sorgula!
bak bir şu ata dininin açmazlarına
ve gerçeklere karşı
sana nasıl köstek olduklarına!
şu aykırı bulduğun fikirlerimi
sorguladığın gibi
atalarından duyduklarının da
çeyreğinin çeyreği kadar sorgula
onların ne fazlası var ki benden?
sor sadece ..
kimin katından bilgilendiklerini
o elçisinin getirdiklerinden mi?
peki onun getirdikleri ..
ona gelmiş olanlar değil mi?
o vahiyden başkasını getirir mi hiç?
ah! bilsen öyle yozlaşmış bir din ki;
şu dünyamızı esir alan
artık zerresine kadar her şeyi
sorgulaman gerekir sorgulaman!
hiç bir farkı da kalmamış
müslümanların hristiyanlardan ve yahudilerden!
ve din denen şey
öyle bir yapı ki;
her tuğlası her bir tuğlasıyla
her kolonu her bir kolonuyla
bir ilişki içerisinde
hele de temelinde ki taşlar..
birini dahi sökmekle inan
tüm bina yerlebir!
ve işte o saptıranlar sayesinde
koca bir yıkıntının altında
kıvranıyoruz şu an ey babacığım!
ki; onlardı hak olan taşların yerine
çürük tuğlaları yeğleyenler!
onlardı,
sen ve sen gibi milyonlarcasının
doğrular yerine hurafelere
iman etmelerine yol verenler!
onlardı,
o; söylenti hadislerle indirilmiş hadisleri,
uydurulmuş hükümlerle
Tanrının hükümlerini
iptal edebileceğini söyleyenler!
ve onlardı
ne dediğini bilmeden tapınabileceğini ,
ve onlardı dinden çıkanın öldürüleceğini,
ve bunun gibi
daha pek çok yalanı getirenler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder