gerçek şu ki;
o mesajların ve okumaların anlattıklarıyla zihinlerde oluşacak yargılamalar
ve kararlanmalarla duygulanıp titreşimler oluşturarak
başta kalp ve beyin olmak üzere tüm bedeni kutlu bir frekansa sokup
O;yüceler yücesi Tanrıya sığınmak ve dayanmak gerekmekte
örneğin size o şafak diye anılan 113 süre;
{de ki: sığınırım o şafağın sahibine yarattıklarının kötülüğünden
çöktüğünde karanlığı gecenin kötülüğünden
ve düğümlere üşürdüğünde üfürenlerin kötülüğünden
ve bastığında kıskançlığı kıskananın kötülüğünden}
işte bu sözleri okuyup geçmek yarar getirmez bir insana
ancak bu sözlerle titreşecek yüreğinle ona gerçekten sığınıp dayamakla mümkündür korunmak
yani asıl onu hücrelerimiz okuyacak biz değil..
ki ona güvenmiş ve korkusuz ve başına bir musibet gelip çatsa bile bizler ,
Tanrıdanız ve yine O'na varacağız der
ve devasa bir tapınmaya dönüştürür tüm yaşamını,her parçası ve zerresiyle ona döner yüzünü
çünkü o yüce kitabın en büyük sıfatı da işte bu dönüştürücülüğüdür..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder