sonra karar verdim ve o son kutsal kitabın 5 çeşit çevirisini aldım ve onlara kendiminkini de katarak dilime çevirmeye başladım, onunla yüklenmek için tüm donanımlarımla ..onu anlayacak ezberleyecek ve onu okuyacaktım tüm hayata
ama ağır ve anlamları geniş olan temel kavramları da araştıracaktım bununla birlikte zaten ne yapabilirdim ki ?başka çarem mi vardı?
O’nun veri dosyalarını gerçek fotoğraflara dökmeye gücüm yetmese de resmetmeye çalışıyordum görebildiğim kadarıyla ve uğraşıyordum da daha fazla görebilmek adına
işte bunun sahibim tarafından benim için o ‘korunan kitap’ olduğunu düşündüm
tabi bununla birlikte her an artacak anlaşılırlığıyla da o da kalıp gibi durmayacak değişecekti ama yalnızca gerçeğe ve hakka doğru
elbette ki onun ilk indiği o çağdaşı insanların gördüğü ve okuduğu kitaba ulaşabilmek çok güçtü
ne var ki; bunu sahibim dilememişse ben ne yapabilirdim?
mutlaka ve mutlaka bunda da yüce bir adaletin sağlanışlılığı vardı belki de
madem ki onu tüketmişti insanlar ve böyle anlamsız kalmıştı o gerçek anlamları hak ettiği her şey gibi onun da cezasını yine kendisi çekiyordu!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder