ancak oturtabilmiştim olup bitenleri
vahyi içene doğmak
içine doğmayı da vahyi olarak kullandığımda
belirivermişti o üstünlerin
yaptıkları o şeyler
çünkü ya sesler ya da titreşimler duyup
konuşturmalıydılar Tanrıyı
ya da kendi kafasından ve duygularından atıp
uydurmuş olmalıydılar..
bu ikisinden başka da hiç bir açıklama
ve seçenek bulunmuyordu şimdiye dek..
oysa örneğin
içine doğmak diye bir olgumuz vardı
peki neydi anlamı?
uydurma sınıfında mıydı yoksa bildiğimiz telkin mi?
bence bilmediğimiz telkin
yani; vahyin gerçek türkçesiydi
ve işte bana olup bitenleri anlatan da
bu karşılığı olmuştu..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder