elbette ki tüm sebepler
anlam dünyamızın altyapıları içindi..
bir düzlem gerekiyordu şu mantıkların kurulacağı.,
yani ne o kovulmuş iblisin isyanı,
ne de
atamız ademin işlediği suç
tüm bunlardan da asıl olan;bizler ve de
şu etrafımızda sahnelenen
gerçeklerdi..
O şanı yüce Yaratıcımız aslında
tüm geçmişi ve geleceği
doğusuyla batısıyla
tüm kainatı
bizleri sınamak ve de bunu bizlere
kanıtlamak üzere yaratmış,
ve o: 'ben' diyen kulların benliklerini
ve kulluk değerlerini ölçüp ortaya çıkarmaya adamıştır..
zira varlık alemindeki her varlığın
bir değeri ve tinsel hacmi olmak zorundaydı
hiç kuşkusuz
O her şeyi en doğrusu ile bilen
biz ise buna bir şekilde
tanık olup anlaması gereken varlıklardık birer..
ve bunu böylece yaşayarak
gözlemlemek dışında da
başka bir yolumuz bulunmamaktaydı..
O'nun ise şu yaşamımızla ..yaşama,
ve O Kendi üstün yaratıcılığına,
biz yaratılmış 'ben' ler ile
bir harici .. görüş
ve bakış perspektifiyle de bakmayı dilemiş ,
yani bakışımızla bakıp
tanıklığımız ile de tanık olmayı dilemiş
ancak
o sebeplerin üzerindeki
sonsuz iradesi ve kudretiyle de
asıl olarak ;
yüce merhametinden kaynaklanan
lütfu ve ihsanıyla bize yarattığı
şu muhteşemlikleri tanıtıp
mutluluklar sunacağı
'ben' likler ,alıcılar dilemiştir..
kendilerine şefkatini ve sevgisini göstereceği..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder