bu ne çelişik bir durum böyle;
o kitapta bulunan korunmuşlar olmalıyken
tüm çağlara ve bizlere asıl gereken,
ama ne hikmetse
onda bildirilmemiş de o bizi ilgilendiren,
geleceğe dair haberler,
kendi toplumu
ve durumlarına dönük okumalar
ve açıklayışlar olması gereken o elçinin
(sözde!)sözlerinden
ulaştırılıyor bizlere !
"size ne gerekiyorsa yazdım,
ve bilmeliniz ne varsa da ayrınıtısıyla
bir bir bildirdim" diyen
O Sahibin kitabında
tek bir satırında dahi açıklanmayan
bu haberler ve bilgiler
neden büyükelçi muhammed adına düzenlenmiş
o;söylenti kitaplarında bize ulaştırılsın?
diyelim ki;
bir kişi çıkıp :"ben mehdiyim" dedi,
ve sen de onu reddettin
ve varsayalım ki;O yüce Tanrı da hesap günü
ona neden iman etmediğini sordu
diyemez misin:
"ey yüce Sahibim
Sen ki o benim için indirerek koruduğun rehberinde
bana bundan tek kelime bahsetmemişken
ve yine o elçiye ait olduğu söylenen
sözleri de koruyacağını bana vaad etmemiş,
ve tam tersine içerisinde bir çok iftira doluyken
ben bunu o indirdiğin kitabının ruhuna
ve mantığına da ters bularak
kabul etmek istemedim" ? diye?
bunu dediğinde
haklı bir mazeret getirmiş olmayacak mısın?
peki o kutlu elçi muhammed
bu açmazı düşünecek bir öngörüye sahip değil mi ki;
böyle bir şeyden haberdar olsa dahi
bizlere ulaşsın diye bunu etrafındakilerle paylaşsın?
elbette ki; O yüceler yücesi Tanrıyı
ve kutlu elçisini
tenzih ederim böylesi varsayımlardan!
O kimseye haksızlık edecek
ve de yüklemediklerinin hesabını soracak değildir!
şu halde gelin siz bir de olayı
tersinden varsayın;
örneğin: siz o mehdinin geleceğine iman etmiş
ve başkalarını da buna
iman ettirmeye çabalamış
ya da bir kimsenin mehdiliğine inanıp
ona bağlanmış birisiniz ,
ve Sahibiniz de o hesap günü
size bunun nedenini sordu diyelim :
"hakkında hiç bir şey bildirmediğim
ve tek bir satır indirmediğim bir şeye inanıp
hem kendinin hem de çevrendekilerin aklını çeldin,
ve şu uydurulmuş dinlerin ürettiği
bu yalana kapıldın da hakka batıllıklar katın?" dese
ne cevap vereceksiniz söyleyin?
yoksa:
"Sahibim ben o bana anlatılanlara çok güvendim..
hem atalarım da zaten
hep buna inanmışlardı..
onlara karşı gelemezdim ya" ..mı diyeceksiniz?
peki dediniz diyelim,
O bu mazeretinizi kabul edecek mi?
ya dese ki:
"Ben sana o anlattığın isimlere dair
katımdan bir ayet ya da delil mi indirdim ?
ya da sana ,
ataların ve çoğunluğun doğru yolda olduğunu
ve senin onları takip ederek
doğruya varabileceğini söyleyen
bir ayet mi yazdım?"
ne diyeceksin?
ne cevap vereceksin ey gafil?
hiç O yüce Sahibimiz
bizi böyle kuşku verici bir duruma
ve böyle süpheli
ve belirsiz sorgulamalar içine sokmayı diler mi?
hayır!
şu bir gerçekti ki;
o elçinin sözlerini nakledenler
birer kul olduğu
ve bu nakillerde de bir korunmuşluk vaadi de
bulunmadığı sürece
hiç bir şekilde şüphesizliği ve kesinliği bulunmamaktadır!
velev ki ; bir dünya dolusu insan
yan yana gelip onu rivayet etmiş ya da
hatta o insanlar en salih tanınan kullarda da olsalar
bu gerçek hiç bir zaman değişmez!
çünkü onlar da birer kuldur,
ve sınayan Yaradanın onların tümünü de yanıltıp
bizleri imtihan etmemesi için de
hiç bir güvencemiz bulunmamaktadır!
ve işte bu yüzden
şüphesiz olan o kitabın bildirdikleri karşısında
hiç bir değerleri yoktur!
ancak onun renk ve tonunda bir zıtlığa yol açmıyor
ve karışıklığa değil anlaşılırlığa yol açan
bir katkısı bulunuyorsa
ve o sözün ya da eylemin altında da
kimin ismi yazıyorsa yazsın
işte o elçinin sözü hükmündedir
ve Sahibinin sana "uy" dediği elçisi de
biz ve biz gibiler için işte ancak odur!
ve yine şunu dabiliniz ki;
o uydurulmuş mehdi rivayetlerinin tek amacı da
bizleri boş umutlarla rehavete sokup
içimizden mehdilerin çıkmasını engellemektir..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder