üzüntü içinde söylemeliyim ki;
maalesef şu an hilalin temsil ettiğiyle
haçın temsil ettiği arasında bir fark kalmamış
sapmışlığın ve düzmeceliğin
simgesi olmuş her biri de
ve birdirler mâlesef hak karşısında
alın siz elinize bir coğrafya kitabı…açın sonra da
o; her ülkenin ..bayrağı olan son sayfasını
ve şöyle bir göz gezdirin sonra da
baştan aşşağı
ve açıp sonra da kulaklarınızı
şu gerçeği duyun ki:
bâtıldır evet…..bâtıl! yoktur içlerinde hak olanı!
hiçbir şeyi de anlatamazlar
o haddi aşmış ve yasadışılıklarından başka da!
ve kutsanacak hiç bir değerleri de yoktur işte bu yüzden
tıpkı şu yaşadığımız sonlu sayıların da
o bitmek tükenmek bilmeyen
sonsuzluğun yanında ki değersizlikleri gibi ,
hak ve doğruluk adına hiç bir anlam taşımazlar!
çünkü tümü de
O Kendisine teslim olup uymaları gereken
tek Makama rest çekmiş
kıtlıklarının …ve azgınlıklarının izlerine kapılmışlardır!…
kendilerine O’nun yanında …ortaklıklar kurmuşlar..
hatta ve hatta en sonunda …onu
kurdukları düzenlerinin kurumlarından….biri kılmışlardır!
onlar da kendilerinden öncekiler gibi…
yıkılıp geçilmesi gereken
putlardan başka….söyleyin ne olabilirler ki?
en başta yüreklerinizde ki yerlerinden
bir an önce yıkılıp atılması gerekmezler mi?
siz bırakın vatanı …milleti… toprağı..suyu
yeminler olsun ki O’nun yolunda,
anadan babadan…eşten çocuktan bile vazgeçmedikçe varamazsınız gerçek inanca !
siz kaç sonsuz seçenek içinden seçildiğinizi bilir misiniz?.
şu bırakın tatmasını yaşamasını,
akıllarınızdan bile geçmeyecek
muhteşem oturuma katılmayı
söyleyin hanginiz umabilirdiniz?
neden şimdi nankörlük edip …O’na sırt çevirirsiniz?
eğer o bir doğru getirmiş ve o getirdiği doğru da
O’nun doğruluklarıyla… kanıtlanmış bir doğruysa
bu aynı zaman da O’nun da bir doğrusu …sayılmalı değil miydi?
elçisinin buyruğu..O’nun buyruğu değil miydi?
size O’nun adına ulaşan ..ne kadar doğru ve gerçek varsa
bu aynı zamanda O’nun bir doğrusu
ve taşıyanı da kim olsa da O’nun bir elçisi değil miydi?
o halde neden size ulaşan doğruları…..yok sayıyorsunuz?
hangi yargınızla bu karara ulaştınız?
tamam haçtansa hilaldir diyelim senin için tercihe şayan olan
iyi ama hiç bu onları meşrulaştırmanızı
ve simgelerini taşımanızı doğrular mı?
neden düşünmüyorsunuz!
neden hakkında yeterli bilginiz bulunmayan
şeylere kapılıyorsunuz?
‘bu seni en iyi anlatan …sembol’…diye mi?……
yoksa… ‘o en sevdiğin ..şey ‘…diye mi ?
ne oldu bu bayrakları …simgeleri size meşrulaştıran ne?
neden onca bayrak dururken
iyinin kötüsüdür diye bunu seçtiğini söyler misin?
bu kötülerin en iyisi’ne…neye dayanarak ulaştınız?
yoksa birilerini çekebilme niyeti mi?
hayır..!
hayır bilmiyorsunuz!….çünkü düşünmüyorsunuz!
oysa bizler sınırlıyız
ve boyumuzu aşan her türlü amelden …Sahibimize sığınmalıyız
o bayrakların altında tezgahlanmış sistemlerden
Rabbilir kaç canı yanmış kimsenin hakkına giriyorsunuz!
bunun vebalini nasıl taşıyabilirsiniz!
bakın vazgeçmek hele de bu O’nun yolunda ise
çok büyük bir onurdur
ve geç kalınmış da sayılmaz gelin dönelim…yol yakınken
hapsedemeyiz bu kutlu çağrıyı
içi batılla doldurulmuş bir takım sembollere
o sonsuz rızanın yolunda..kısırlıklara düşülür mü ?
neden düşünmüyorsunuz?
işte benim yargım,inancım (dinim) bunlar ,bunlar….
Yaradanımdan başka bir yargıç da tanımam!
Sâhibim beni ve sizleri o doğruyu en çıkarsız ve de
en menfaatsiz kalplerle…soruşturanlardan kılsın ..
yüce Otoritem Kendisine yönelen
tüm hizmetkàrlarını gözetsin..
ve O’na teslimkàr olmuş…benliklerden eylesin.
O’na dayanın O’na yönelin
O’nunla kalın ki hep sizler
sonsuza değin bahtiyar
ve de her zaman şenkalın…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder