19 Şubat 2025 Çarşamba

onun diliyle dillenmek

 şekillenmesi gerekiyordu hayatımıza 
o yüce anlamların
               mutlak bir şekilde
dönmeliydiler,dönüşmeliydiler yaşamlarımıza
ancak bunun hakkıyla olabilmesinin tek yoluysa;
dilinin o düşünürken kullandığın
dilden olmasıdır
çünkü onun vereceği mesajın
en kolay ve net biçimde
çağrışımlanması gerekiyordu aklına
ve oradan da ruhuna,eylemlerine ve yaşamına
bunu gerçekleştirebilmek içinse
eğer bir acemsen (arap değilsen)
ya o indirilmiş öğütlerin indirilidiği dili seçerek
ve de onu caddelerinde de
 sürekli dillendirerek 
onun sözcükleri ve kök yapılarıyla
cümleler ,satırlar kurup yazmalı ve onu anadilin haline getirmelisin
ya da onu en elde edilebilir hakkıyla çevirip
yaşamına ve ruhuna aktarmalısın
çünkü o çeviriden daha doğru olanı bulunup görülene kadar
o dur ancak senin için Tanrının kitabı..
ki zaten şu anki durumunda bundan pek farklı değil
evet o kitap aslıyla ve orjinali ile
tek ve birdir..değişmez
ama onun anlanımı 
ve yaşam satırlarına dökülümü çeşit çeşit
kimisi hakkın sınırları içinde 
ancak bir çoğu saptırılmış yorumlarla kuran ehli'liliğinden uzaklaşıp çıkmış
hatta kimisi tahrif edilmiş olan incile 
kimisi de tevrata dönüştürülmeye çalışılmış 
elbetteki bunu ancak anlamları ve o müteşabih kelimeleri
farklı anlamlar yükleyerek yapabilirlerdi
zira onun tek bir harfine ve noktasına el sürecek gücü
bulamazlar asla
çünkü o korunmuştur ..O sözünde duranların en Üstününce
ve bu korunuşun bir sebebi sünneti olarak
onun gerçek okunumunun ve anlamlarının da korunması gerekirdi
çünkü bu anlamalardı zaten asıl olan
ve o ancak ve ancak onun için korunmuştur..
öyle ise onun doğruya en yakın olanına ermek için 
aramamız ve sorgulamamız gerekiyor
üstelik böyle bir bilişim çağında mazeret bulmak ne kadar güç
dünyanın her bir köşesinde artık
her köşesi okunabilir
                       ve erişilir hale gelmedi mi?
o kutsal kitabın yazıldığı veriler her yerde değil mi?
neden onu anlayabileceğin en kolay biçimde edinip ona tabi olmuyorsunuz?
yoksa siz o kitabı bir kul yazması mı sanıyorsunuz?
buna dair bir deliliniz var mı peki?
içinde en ufak bir düzensizlik ve yanlışlık buldunuz mu?
şu ormanlar ve kırlar kadar özgün
                                     ve kusursuz değil mi?
en ufak bir pürüz var mı o koskoca ormanların, tabiatın 
ve dünyanın dengesini bozacak?
işte gerçek düzen ve oluşum da budur!
en kendince ve özgünce kulluğa dönüşmek ,
yoksa cetvel gibi çizilerek dizilmek değildir!
işte o kitabın en büyük özelliğidir bu
şu tabiat gibi kanunları kanun
şekilleri ve temaları ise farklı ve özgün
tıpkı çiçeklerle dolu kırlar gibi doğaçlanmışlardır kutsal bir emre
çünkü O'nun yarattığı tüm ayetlerin de yegâne amacı hakkı ve gerçeği sunup
doğruluğa sevk etmeye vesilelik etmek değil
aynı zamanda 
o şeytanlıklar eliyle de 
sapkınlığı ve batılı da sunup yanlışlara ve sapmışlığa da yol vermektir
şu evrenin kanıtları ve delilleri
nasıl ki;Yaradanı açıklayan ayetlikleri yanında
yaratımı inkar için de kullanılıp bir vesileye dönüştürülüyorsa 
işte o kitabın içindeki ayetler de böyle
sapkınlığa da hidayete de yol açar bir göreceliğe 
ve genişliğe sahip özgünlük boyutundaydı
çünkü O Rahmanın sözü haktı ve sözünden de caymayandı!
öyle ise her yarattığı ayetinde de
sınavsallığa uyumlu bir formatta olmalıydı
kiminde işte bu çok daha yoğundur kiminin muhkemliği yoğun olsa da..
öyle ise o kitabı okurken de yazarken de hayata
 O'nun istediği metod  ve yollarla yapabiliriz ancak
bunun metodların en önemli olanıysa;
tıpkı O'nun çevirişi gibi arapların lisanına
sen de o çevrilmişleri çevirmelisin O'nun bu sünnetine uyarak
onu hayatlandırırken 
onun değil senin gidip onun diline çevrilmendir aslında en efdal olanı
ancak buna imkan ve durumun elverişli ise...
yoksa kendilerine aktarmakla 
ve iletmekle de emrolunduğun toplumun dili
o kitabın yazıldığı dilden farklı ise
ve sen de o batıl düzenlerinde yaşayıp çarklarına dişlenmiş 
zulüm diyarında ikametli biri isen
bunun meşruluğunu
 ve icazetini en iyi bilen O'dur ancak!
ne var ki indirdiği doğruların mantığıyla ele alıp tartmaya kalktığımızda
bu biraz ters gelmekte..
çünkü O Tanrının arapça öğrenmemizi emreden
her hangi bir mesajı yokken biz acemlere
ve tersine sürekli onu düşünmeye 
ve anlamaya daveti varken ortada
işte bu vargımızın
akli ve vicdani olduğuna koskoca bir delildir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder