ey sarınmış üstünü sen içine kapanan!
kalk haydi doğrul ve artık uyar!
üstün tut Efendini
temiz tut giyceğini!
ve de pisliklerden kaçın!
ve çok görme de sen sakın
yaptığın bir iyiliği
dayan diren azim göster
O;yüce Efendin adına!
ki;üfürülecek olanın üfürüleceği vakit
ah! ne dehşet verici bir vakittir o vakit!
bilsen ne de zor geçecek örtbas edenler için
o gün işte Bana bırak o;tek başıma yarattığımı!
hani ya o; kendisine mal mülk sağladığım
güçlü bir çevre ve de nesiller verdiğim
ve imkanlarına da imkanlar kattığımı
_ki o,buna rağmen hala istemekten bıkmamıştı _
ama hayır! asla!
çünkü o belgelerimize inatla yaklaşırdı
ve Ben de sarp bir uçuruma sürmüştüm onu bu yüzden
çünkü önce düşünmüş ve sonra ölçüp biçmiş
_ki;kahrolası nasıl da ölçüp biçmişti!
evet kahrolası nasılda ölçüp biçmişti!_
sonra da şöyle bir bakıp
kaşlarını çatmış, suratını asmış
sonra da yüz çevirip büyüklük taslamış
ve sonunda da kalkıp:
bunlar aktarılmış birer aldatıcı sözdür "demişti
"bu beşer sözünden başkası değildir" demişti
hayır! onu hiç kuşkusuz o; 'parıldayan'a atacağım
sen bilir misin nedir o; 'parıldayan' ?
o ki; ne büsbütün bırakır ne de büsbütün tutar
beşer için bir yansıtan
ve üzerinde de tam on dokuz vardır
ki Biz ateş sunucularını melèkelerden seçtik
ve onların sayısını da örtbas edenler için bir sınama kıldık
ki bununla hem o kitap sahipleri ikna edilsin
hem de inanmışların inancı biraz daha yükselsin
ve kitap sahiplerinin ve ona inananların da var olan şüpheleri giderilsin
ve ayrıca o; kalplerinde hastalık olanlara ve örtbas edenlere
"Tanrı bununla neyi dilemekte” dedirtsin
İşte Tanrı böylece dilediğini saptırır dilediğine doğru yol gösterir
ve kimse de bilemez Kendi dışında Efendinin güçlerini
evet bu; insanlık için ancak bir öğüt ve bir uyarıdır
andolsun o; gökyüzündeki ay'a,
dönüp giden geceye,
ve aydınlanan sabaha ki;
bu, gerçekten de büyüklerden biridir
ve insan için bir uyarıdır
o; aranızda ilerlemek ya da gerilemek isteyenlere
ki doğrusu; kazandıklarına karşı bir rehinedir insan
elbet bunun istisnasıdır o sağduyu sahipleri
ve soracaklar da bulunacakları hasbahçelerinden suçlulara:
"neydi sizi bu kıvılcım saçana düşüren şey "diye
onlar da diyecek: "bizler erişim kuranlardan olmamıştık
yoksulları da doyurmazdık
ve boş işlere dalanlarla biz de dalar giderdik
yargı gününü de yalanlar ve onu her zaman hiçe sayardık
ta ki; işte ecelimizin bizi getirdiği bu ana dek
evet artık aracıların aracılıkları da yararsız
peki neden onlar öğüdümden öyle yüz çevirmişti?
hani o;aslanlardan kaçışan ürkmüş zebralarcasına?
hayır hayır
bunlar kendilerine özel açılmış sayfalar ister
o sonvarıştan da çekince duymazlar!
bilin ki;hiç kuşkusuz bu bir öğüttür
ve alır ondan öğüdünü her bir dileyen
ancak şu da kuşkusuz bir gerçektır ki;
hiç bir kimse öğüt alamaz O; Tanrı dilemeden
ki O dur sakınılmaya ve aflar dilenilmeye en layık olan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder